MÜHİM MESELE

Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.

Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.

Sadece ben. Eğer istersen.

Şimdi bırakabilirsin.

12 Nisan 2011 Salı

Ses.107

Göstermelik kurallar üzerine kurulu, saçma,  harcanası bi hayatı yaşıyor insanlar.
Sadece olsun diye yapılan bi çok şey varken yanımda, içimden gelenleri yapmak bi yük halini alıyor bende. Özen göstermek boşa çaba gibi geliyor.
Evin salonunda içilmez sigara. Mutfakta içilir. Orada bişey olmaz çünkü.
Yatağını toplarsın ama masan dağınıktır. Annenin dediğini yapmışsındır ama.
Yalan söylemezsin sevdiğine. Ama her şeyi de anlatmazsın. Saklarsın. Ama yalan söylemezsin.
Güvenebilmek zordu lan. Vallahi bak.
Önemsizce iş yapmamalı insan. Üzerine gitmeli biraz. Yapmış olmak için yapmamalı istenilenleri.
Sevmek için sevmemeli.
Aşkına şahit olmalı zaman.
Yoksa yaşadığının hiç bi önemi kalmaz.
Anlamsız, önemsiz, özensiz anılarla dolar hayat sonra.
Ağlarsın, ama çare olmaz sana.

11 Nisan 2011 Pazartesi

Ses.106

Herkesin anısı önemlidir yahu. Herkesin ki can'a anlam katandır.
Kimisi, günlerce yağmış karın altında kaybettiği yüzüğü yıllar sonra bulur.
Kimisi, yıldızları ararken sarılır küçük soğuk ellerine yanındakinin.
Kimisi, en sevdiği kadını öperken, başı döner ve yere düşer.
Ve bir başkası bunları hiç anlamasa da, anılar sahipleri için önemlidir.
Dostlar arasında paylaşılmayan her anı, kayıptır, ziyandır.
Ve her anı, önemlidir, şahitlerinin arasında.
---
Ve çok özledim seni.
Hatırlıyorum da biraz biraz senin olduğun geçmişi,
Gerçekten çok özledim.
Keşke biraz daha sabredebilseydin, ya da anlayabilseydin beni.
Ya da olası tüm ihtimaller.
Keşke yanımda olabilseydin.
Gerçekten çok özledim seni.

Ses.105

Ölüm gören insanlar, dengesiz olurmuş.
Hafızasına duyarsız kalabiliyormuş bazen.
Ve bazen, hiç bir şeyi unutmuyormuş.
Bazen hiç umursamaz bi insan olabilirken, bazen özleminden sesinin çıkmadığı geceler oluyormuş.
Sevdiği insan öldüğünde, insan dengesiz oluyormuş.

9 Nisan 2011 Cumartesi

Ses.104

Şarkının arasında gelen küçük bir cızırtı, tüm ortamı mahvetti :D Halbuki ne kadar güzel yazıyordum :D Hala korktuğum anı hatırlayıp gülüyorum :D Sıçradım resmen, uykum bile kaçtı.
Birisi bir gün bana The Best of Times dinlerken kahkahalar atacaksın deseydi, hadi len derdim :D Ama oluyor bazen demek ki :D

8 Nisan 2011 Cuma

Ses.103

Bişeyler yazabilmek için, önce bişeyler de okumuş olmak lazım.
Bunu hatırlamalısın.
Bişeyler anlatmak için, önce bişeyler yaşamış olman lazım.
Yalan söyleme.

7 Nisan 2011 Perşembe

Yak Işıkları

Karanlıkta yaşıyorsun.
Ve görecek o kadar çok sözün var ki,
Işığı açmaktan korkuyorsun.
Çekeceği acıdan kaçan
Basit, korkak hırsızlar gibi,
Karanlıkta çürüyorsun.

Yak artık ışıkları!
Ne kalacak ki elinde beklersen,
daha fazla yalnızlığında, kederinden başka!?

Kendi surlarının ardında,
Kaybolmuş, çaresizce ağlayan çocuk!
Yalan yaşlarını sildiğin zamanımı,
Alıyorum senden geriye artık.

Yak artık ışıkları!
Ne yaşanacak ki hayatında susarsan
daha fazla krallığında, kaderinden başka!?

Hala söyleyecek bir şeyin kaldı mı?
Ya da söylendiğinde anlayacak onurun?
Seni dinliyorlar hala yarattığın oyuncaklar.
Susma sakın! Onlar sadece sen istediğin zaman varlar!

Gülerek aldığın hayatların sırları,
Biliyorsun, yalanlar saçan ak gözlerine sarılı!
Sana bakıyorlar hala, seni görüyorlar!
Ağlama sakın ! Onlar sadece sen ağladığında varlar!

Yak artık ışıkları!
Gör artık sana neyin yeteceğini.
Tek bir göz yaşına, tek bir yalan.
Ve sen günlerdir ağlıyorsun,
Hiç susmadan.

Ses.102

Mutluluğu yaşayıp, sıkıntıyı yazan adamlar bana hep saçma gelmiştir.
Ve bu adamların hep bunalımlar içinde yüzdüğü sanılmıştır.
Ama bu adamlar, mutluluğunu paylaşmak yerine, yaşamayı seçmiştir.
En özeli ile arasında kalacak, değersiz zamanları değerli hale getirecek şeyleri yapmış ve yaşamıştır.
Sıkıntılarını ve acılarını ise, konuşup,anlatıp, yazıp, kurtulmayı bilmiştir.
Anlanabiliyormuyum?
Acı tembeli insanlarız.
Acı Tembeli.

6 Nisan 2011 Çarşamba

Ses.101

Dinliyorum.
Kocaman bir piyanonun ardında, küçücük kalan minik bir kadının elinden çıkan sesleri.
Tüm bildiklerimi yanıma almışım.
Bütün fikirlerim, bütün hatıralarım, bütün kötülüklerim, bütün sevdiklerim..
Hepsi yanımdalar.
Ve dinliyoruz o kadını, kimliği önemsiz ama anlamı, ben olanı.
Kendimi unutmamam için bir şarkı çalıyor bana.
Ağır ağır başlıyor şarkı, rüzgarın eşliği ile.
Tek tek basıyor notalara, sıra sıra, anlaşılması gereken bişeyler var gibi sanki.
Gözlerine bakmıyorum onun, uzunca da bi süre bakmam da zaten.

---

Zaten en dipteysen, kaybedecek neyin kalmıştır ki?
Elinde hiç bişey kalmadıysa, sadece nefes alıyorsan, neyi yitirirsin ki artık?
Nefes almak artık önemlimidir ki?

---

İnsanlardan yanlarında yer istemekten vazgeçmeliyim artık.
Kimse artık düşünmüyor başkasını.
Kimsede istemiyor gibi yanında birisini.
Pişmanım çok fazla sunduğum için kendimi.
Yeni yeni başlıyor pişmanlık dönemim.

5 Nisan 2011 Salı

Anlam

Ve sen; artık senin için hiç bir şey yapmadığımı zannederken , ben, her şeyi senin yüzünden yapıyorum.

Ses.100 (*)

# Acımasız mıyım ben?


Kime karşı?


# Genel olarak be adam. Sence acımasız mıyım?


Bunu bi iki kere daha konuşmuştuk seninle, yine aynı şeyleri söyleyebilirim. Acımasız değilsin ama unutmuyorsun. Kinci de değilsin, sandığın gibi değil yani.


# E neden canımı sıkacağını bilsem bile, acımasız davranıyorum kendime? Yani az evvel yaptığımı gördün. Kıyıda köşede kalmış eski bi anı'yı buldum ve bir iki saniye kadar baktıktan sonra sildim. Sanki hiç olmamış gibi davrandım. Ne bu yani?


Olmamış gibi davranmak değil aslında. Sen, her şeyin en sonunda kendine verdiğin sözü tutuyorsun sadece. Bitti mi? Tekrarı olmayacak değil mi? Ee? O zaman ''neden anılara gömülmüyorum'' diye  soruyorsun kendine?


# Kolay mı oluyor ki bu kadar unutması? Ya da unutmaya başlaması?


Kolay mı oldu?! Salak! Yaşadıklarının kolay olduğunu mu sanıyorsun? Hatırlatayım mı sana neler olduğunu? Zamanın senin için nasıl uzadığını tekrar hatırlamak ister misin? Her gördüğün şeye anlam yüklediğini ve daha sona tek başına geldiğini hatırlatmamı ister misin?


# Hayır, gerek yok. Çünkü zaten hatırlıyorum. Ama sadece bana garip gelen, her şeyden kurtulmak isteyişimin çok baskın olması. Aldığım karardan geri dönmüyorum. Asillik falan değil demeye çalıştığım. Sadece dediğimin aksini yapmıyorum. Hatta şu lafımı çok iyi hatırlıyorum '' Bana ne istersen yap ama sadece yalan söyleme. Başka her şeyi telafi edebilirim. '' Lafa bak. Bu kadar dominant olmanın anlamı ne ki ?  Bu aynı zaman da hem kolaylığı hem de zorluğu getiriyor bana. Beni sınıyor çok fazla. 


E zaten olması gerek bu değil mi? Ya zordur ya da kolay. Ya birdir ya da iki. Arası olmadı. Olmazda.
Boşuna kendi üzerine gitme. Zaten canını sıkıyor bi çok şey, normal diye adlandırdığın. Üzerine biraz daha eklemene gerek yok, geçmişinden.
Akışına bırak. Giden gider, kalan ise gidene kadar durabilir yanında.
Takılma buna daha fazla. Değişmeye karşı gelme sadece,  yeter.