Son Ekim gecesi. Bitti bana özel olduğunu hissettiğim ay. Kardeşim geçen gün her doğumgünümde yağmur yağdığını söyledi. Hiç üzerine düşünmemiştim ama sanırım haklıydı. Iyi gözlem yapmış benimle alakalı tesadüflerle ilgili. Mutlu etti beni bu tesadüf. Kendimce romantik anlamlar bile çıkarttım.
---
Kendime yine yeni bi gitar aldım. Henüz elime ulaşmadı lakin 3 gecedir elime ilk aldığım hali hayal ederek uyku düzenimi epey sarstım. Hem de 7 telli mat siyah ve seksi bi alet. Davul ile alakalı hiç bi şey almamam da başka bi mevzunun konusu tabi.
---
Güle güle en sevdiğim ay. Her sene seni bekliyorum zorunlu ve isteklice.
MÜHİM MESELE
Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.
Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.
Sadece ben. Eğer istersen.
Şimdi bırakabilirsin.
31 Ekim 2014 Cuma
26 Ekim 2014 Pazar
Ses.368
Mütevazı doğumgünü gecesi, bi hoş oldu. Alkolsüz, gürültüsüz hatta sessiz.
---
Az evvel gökyüzünü izlemeye çıktım sokağa. Iki tanecik yıldız vardı, kulağım ise iki tanecik yıldız kadar az bi şarkı. Nasıl da ulaşabildim oraya, bulutları bi anda aşarak. Aynı bu gece gibi sessizdi yüksekler. Yavaş yavaş kayıyordu bulutlar, içlerinde hayallerim ile beraber.
25 Ekim 2014 Cumartesi
Yaş 26
Ve dostum, 26 yaşımdayım!
Daha da diyecek bişeyim yoktur. Yaşlanıyor ve yoruluyorum. Ama değişik bi yıl olacak, onun da farkındayım.
Daha da diyecek bişeyim yoktur. Yaşlanıyor ve yoruluyorum. Ama değişik bi yıl olacak, onun da farkındayım.
19 Ekim 2014 Pazar
K.Y.B.S. - 4
That's something that you're laughing at me
And I hope you know what it is that you're laughing about
'Cause it won't be long now 'til they're reeling you in
The same situation, the same disappointment you bring
So I hope you're happy with the impression you made
Deep in denial, like you planned it this way
But you're lost to me, like dust I have cleared from my eye
Your words have no meaning, so I stare up into the sky
And I hope you know what it is that you're laughing about
'Cause it won't be long now 'til they're reeling you in
The same situation, the same disappointment you bring
So I hope you're happy with the impression you made
Deep in denial, like you planned it this way
But you're lost to me, like dust I have cleared from my eye
Your words have no meaning, so I stare up into the sky
17 Ekim 2014 Cuma
Ses.367
Burada yaşanacak sıkıntı yok gibi gözüküyor. Belki de henüz yeterince aşina olmadığım içindir. Nasılsa aşinalık beraberinde aynılığı getiriyor ve sıradanlık bunaltıcı oluyor. Henüz maruz kalmadım ama yakındır. Dileğim ise, hiç olmaması.
---
Ha zihnim boş mu?
Hiç değil.
Sadece adlandırmamaya çalışıyorum. İsim koydukça oraya yöneliyor çünkü hayat. Şimdilik susmak en mantıklı yol. Önlem alabiliyorsan ne ala, alamıyorsan anı yasa. Farklılıklar yaratılan yerlerdesin.
---
Yeni gitar aldım kendime. Alışmam, benleştirmem birazcık zor oluyor. Ayrıca teller de elimi acıtıyor, biraz da bu yüzden alışamıyorum. Ama göğsümde hissetmeyi çok özlemişim titreşimlerini, ellerimden çıkan seslerin. Eski seslerimi çalmak daha bi keyifli geliyor hatta. İlham olayını henüz çözebilmiş değilim ama dinlediğim şarkıları oturup çalacak vaktim var en azından.
---
Ha zihnim boş mu?
Hiç değil.
Sadece adlandırmamaya çalışıyorum. İsim koydukça oraya yöneliyor çünkü hayat. Şimdilik susmak en mantıklı yol. Önlem alabiliyorsan ne ala, alamıyorsan anı yasa. Farklılıklar yaratılan yerlerdesin.
---
Yeni gitar aldım kendime. Alışmam, benleştirmem birazcık zor oluyor. Ayrıca teller de elimi acıtıyor, biraz da bu yüzden alışamıyorum. Ama göğsümde hissetmeyi çok özlemişim titreşimlerini, ellerimden çıkan seslerin. Eski seslerimi çalmak daha bi keyifli geliyor hatta. İlham olayını henüz çözebilmiş değilim ama dinlediğim şarkıları oturup çalacak vaktim var en azından.
13 Ekim 2014 Pazartesi
Ses.366
Geçen yıl doğum günümde ne yaptığımı hatırlamıyorum pek fazla. Aslına bakarsak hiç hatırlamıyorum da denebilir. Bu yıl ise, an ile alakalı olarak mecburen değişik ve unutulmaz olacak. Mutlu geçer umarım.
---
Storm Corrosion ne kadar güzel bi albüm arkadaş.
9 Ekim 2014 Perşembe
Ses.365
Bir şekilde sana dokunuyor olmak bana iyi geliyor, artık kabul edebilirim bunu. Korkmuyorum bu fikirden. Sahip olamamak, özlemeye engel olamıyor ne yazık ki. Ehlileştiğin sürece, seni ömrüm boyunca özleyebilirim. Bununla yaşayabilirim. Yeni bi dünyadayım, iki ucunda yaşıyoruz, en uzak. Bu mesafelerin anlamı hiç olmamıştı, yine yok. Seni hep özleyeceğim, seni her an içimde bulacağım. Ama artık sevemem. Bunu kabul edeceğim.
5 Ekim 2014 Pazar
Ses.364
Sonbaharın gelmesiyle ağaçlardan düşen yapraklarla kaplanmış yollar.
Upuzun binaların sisi delerk gözden kaybolmaları.
Nehir yanında oturup saatlerce izlenesi karşı kıyı.
Sakin ve serinlik kokan hava.
Yürüyerek dinmeyen enerjini harcayacağın birbirine benzeyen fakat farklı olan sokaklar.
Civardaki evlerden gelen, farklı farklı enstrüman sesleri.
Güzel bi yer burası.
Burada yaşayabilirim.
Burada anlamlar yaratabilirim.
Şansımı deniyorum.
Bişeyler yaratmak için tam da ihtiyacım olan şeylere sahibim.
Iyi yoldaşlar, fazlaca zaman ve ilham.
Upuzun binaların sisi delerk gözden kaybolmaları.
Nehir yanında oturup saatlerce izlenesi karşı kıyı.
Sakin ve serinlik kokan hava.
Yürüyerek dinmeyen enerjini harcayacağın birbirine benzeyen fakat farklı olan sokaklar.
Civardaki evlerden gelen, farklı farklı enstrüman sesleri.
Güzel bi yer burası.
Burada yaşayabilirim.
Burada anlamlar yaratabilirim.
Şansımı deniyorum.
Bişeyler yaratmak için tam da ihtiyacım olan şeylere sahibim.
Iyi yoldaşlar, fazlaca zaman ve ilham.
30 Eylül 2014 Salı
Ses.363
Üşüyor muyum. yoksa yağmuda mı ıslandım?
Bilmiyorum.
Sadece, donuyorum.
Kemiklerim üşüyor.
---
Bu gece, buraya Türkiye'de iken yazabileceğim son yazıyı yazıyorum. Çarşamba sabahı gidiyorum, büyük bi başlangıç yapabilmek için Boston'a. İçimde ne olduğunu bilmediğim çok fazla korku ve boşluk var. Halbuki, bildiğim ve elimde olan binlerce de değer var. Ama bilemediğim korku hepsini görmemde büyük bi engel teşkil ediyor. Açıkça ve net, korkuyorum. Fakat neden bilmiyorum. Geçmesi lazım, kalması için zerre sebep göremiyorum. Bakalım neler olacak.
---
Bi hayata nokta koymaya yakınken yapamadığım, bitiremediğim her şey gözümün önüne geliyor. İrkiliyorum. Onları geç de olsa bitirebilmek için adım atıyorum ama o korku hala üstüme üstüme geliyor. Sessizleşiyorum.
---
Sevdiğim insanlar. Gerçekten her şeyi feda edebileceğim insanlar. Sizinle vedalaşamıyorum. Bitmiyor çünkü sizinle ilgili hiç bir anı, her an güzeldi, her zaman daha da güzelleşecek, biliyorum.
Ama söyleyemiyorum.
---
Korkum anlatacağım şeyleri de anlatamayacak hale getiriyor beni. Ne olduğunu bilmediğim korkuyu nasıl tarif edebilirim ki?
---
Özlemeyi alışkanlık haline getirmiş bi adam olan ben, özlemekten vazgeçemiyorum. Yanımdayken bile özlüyorum. Ölüm gibi bişey olsa gerek bu. Asla dinmeyecekmiş gibi. Sonsuz bi boşluk, sonsuz bi özlem. Ardı ardına, devamlı bir şekilde geliyor zihnime.
---
Peki mutlu olabilmem için teşvik mi edilmem lazım sadece? Neden mutlu değilim? Bilmiyorum. Çok öncelerde kararını verdiğim, hayalini kurduğum hayata geçmeden evvel ki bu anlar, beni neden korkutuyor?
---
Her neyse, sonuç olarak gidiyorum. Ve temelli olması için uğraşıyorum. Güzel olacak hayattan evvel, akla gelebilecek her korkuyu düşünmeye çalışıyorum. Ve beni bu dizginliyor, hareket edemiyorum. Durmalıyım.
---
İyi geceler sevgili hayatım. Umarım her şey iyi ilerler.
---
Ve siz dostlar. Size ihtiyacım olduğu için sevmiyorum sizi. Sevdiğim için ihtiyacım var.
---
Ve siz dostlar. Size ihtiyacım olduğu için sevmiyorum sizi. Sevdiğim için ihtiyacım var.
26 Eylül 2014 Cuma
Ses.362
Sevgili dostum.
Anlatacak hiç bir şeye sahip değilim uzun zamandır.
Yaşadığım onca şeye asla haksızlık etmiyorum, sadece bazı anılar yaşanmalı ve orada kalmalıdır.
Anlatılacak olanlar, bitmesini istemediğim ama bi şekilde biten, acısını da asla yitirmek istemediğim şeylerden oluşuyorlar.
3 yıldır çok eğlendim, çok fazla gezdim, çok fazla insanla tanıştım ve çok fazla sevdim. Yine hemde. Eksiksiz olacak şekilde eskilere kıyasla. Ama hala anlamadığım, anlamak için de çok uğraşmadığım şeyler var hayatımda. Geriye çekiyor beni. İçimden büyük bir kısım ilerlemek istese de, o bilinmeyen minik oluşum beni tutuyor. Sırtımda büyük bi ağırlık yaratıyor. Aslında ona istediğim adı verebilirim.
O an, her ne ise canımı yakan, sıkan, beni bölen, o ağırlık o oluyor. O kadar garip ki, şu an dinlediğim şarkı olmasa kulaklarımda, ben bunları yazmayacaktım. Kafamda bunlar yoktu. Bir şekilde, dışarıdan müdahaleler ile şekilleniyorum.
---
Neyse canımın içi.
Ben 1 Ekim'de gidiyorum ABD'ye. Taşınmalı falan bu sefer. Uzun vadeli yaşamaya.
Nasıl bir korku var hiç geçmeyen içimde, anlatamam. Ama bu başarısızlık ile alakalı değil, bilinmezlik ile alakalı. İçerimde bi ses var, kötü gideceğini düşündüğüm hiç bir şey, sandığım gibi gitmeyecek diye konuşan. Ama sesini o kadar kısıyorum ki, duyamıyorum isteyerek. Beklenti oluşturmamak ile alakalı sanırım yine. Bu sefer pek olumlu olmuyor ama.
Kendime verdiğim bi söz var. Eğer yapmak istediklerimi yapamazsam, eskiden (şu an) yaşadığım hayata bir daha dönmek zorunda kalırsam, bir daha çabalamayacağım. Her şeyi olduğu gibi bırakıp, başka bi yol deneyeceğim. Bıktım zira. Sadece kendi yaşadıklarımdan dolayı da değil ha, gördüklerim, duyduklarım maruz kaldıklarım. Yetti anlayacağın. Denemek istemiyorum artık. Şanssızlığa da yoramam şu saatten sonra.
---
Ve yine seninle alakalı olarak kadın;
İhtimallere maruz kalmak, vazgeçememek, hem de sonucunda ne olursa olsun rüyalardaki gibi olmayacağını bilmeme rağmen, beklemek. Çok farklılaştırıcı. Büyük bi kısmım, eskisinden farklı bi hale bürünüyor.
Hoş değil.
Anlatacak hiç bir şeye sahip değilim uzun zamandır.
Yaşadığım onca şeye asla haksızlık etmiyorum, sadece bazı anılar yaşanmalı ve orada kalmalıdır.
Anlatılacak olanlar, bitmesini istemediğim ama bi şekilde biten, acısını da asla yitirmek istemediğim şeylerden oluşuyorlar.
3 yıldır çok eğlendim, çok fazla gezdim, çok fazla insanla tanıştım ve çok fazla sevdim. Yine hemde. Eksiksiz olacak şekilde eskilere kıyasla. Ama hala anlamadığım, anlamak için de çok uğraşmadığım şeyler var hayatımda. Geriye çekiyor beni. İçimden büyük bir kısım ilerlemek istese de, o bilinmeyen minik oluşum beni tutuyor. Sırtımda büyük bi ağırlık yaratıyor. Aslında ona istediğim adı verebilirim.
O an, her ne ise canımı yakan, sıkan, beni bölen, o ağırlık o oluyor. O kadar garip ki, şu an dinlediğim şarkı olmasa kulaklarımda, ben bunları yazmayacaktım. Kafamda bunlar yoktu. Bir şekilde, dışarıdan müdahaleler ile şekilleniyorum.
---
Neyse canımın içi.
Ben 1 Ekim'de gidiyorum ABD'ye. Taşınmalı falan bu sefer. Uzun vadeli yaşamaya.
Nasıl bir korku var hiç geçmeyen içimde, anlatamam. Ama bu başarısızlık ile alakalı değil, bilinmezlik ile alakalı. İçerimde bi ses var, kötü gideceğini düşündüğüm hiç bir şey, sandığım gibi gitmeyecek diye konuşan. Ama sesini o kadar kısıyorum ki, duyamıyorum isteyerek. Beklenti oluşturmamak ile alakalı sanırım yine. Bu sefer pek olumlu olmuyor ama.
Kendime verdiğim bi söz var. Eğer yapmak istediklerimi yapamazsam, eskiden (şu an) yaşadığım hayata bir daha dönmek zorunda kalırsam, bir daha çabalamayacağım. Her şeyi olduğu gibi bırakıp, başka bi yol deneyeceğim. Bıktım zira. Sadece kendi yaşadıklarımdan dolayı da değil ha, gördüklerim, duyduklarım maruz kaldıklarım. Yetti anlayacağın. Denemek istemiyorum artık. Şanssızlığa da yoramam şu saatten sonra.
---
Ve yine seninle alakalı olarak kadın;
İhtimallere maruz kalmak, vazgeçememek, hem de sonucunda ne olursa olsun rüyalardaki gibi olmayacağını bilmeme rağmen, beklemek. Çok farklılaştırıcı. Büyük bi kısmım, eskisinden farklı bi hale bürünüyor.
Hoş değil.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

