MÜHİM MESELE

Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.

Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.

Sadece ben. Eğer istersen.

Şimdi bırakabilirsin.

8 Eylül 2014 Pazartesi

Ses.359

Takıntılıyım.
Takıntılı olduğuma da takıntılıyım.
Vazgeçmek bana göre değil, yeni yeni anlamlandırıyorum.
Yazmaya takıntılıyım.
Yazınca iyi olduğumu bildiğim için, ihtiyacım olsa da olmasa da yazmalıyım.
Bişeyler çalmaya takıntılıyım. Müzik istese de canım, istemese de, müzik varken iyiyim, çalmalıyım.
Dinlemeye takıntılıyım. Günlerce, hiç konuşmadan, aynı şarkıyı dinleyebilirim. O şarkı olabilirim, o şarkı benim olabilir.
Yaşamaya takıntılıyım. Ama sadece yaşamaya. Daha iyi olması için çaba harcayamıyorum. Belki ilerde başarabilirim.
Özlemeye takıntılıyım. İhtiyacım olsa da olmasa da özlemeyi seviyorum.
Akla gelebilecek her şeyi özleyebilirim. Çöp kutusundan, hatıralara kadar.
Dramatik hale getirip, eksiklik yaratabiliyorum.
Artık kontrol de edebiliyorum bu hali, daha başarılı sonuçlar elde edebiliyorum.
Ha bir de artık (yine) gidiyorum.
Kararımı verdim, hamleleri yaptım.
Bakalım uzaklar bana neler getirecek.

---

“Dead as dead can be,” my doctor tells me
But I just can’t believe him, never the optimistic one
I’m sure of your ability to become my perfect enemy
Wake up and face me, don’t play dead cause maybe
Someday I will walk away and say, “You disappoint me,”
Maybe you’re better off this way

Leaning over you here, cold and catatonic
I catch a brief reflection of what you could and might have been
It's your right and your ability
To become…my perfect enemy…

Wake up (why can't you) and face me (come one now),
Don’t play dead (don't play dead)
Cause maybe (because maybe)
Someday I’ll (someday I'll) walk away and say, “You disappoint me,”
Maybe you’re better off this way

Maybe you’re better off this way
Maybe you’re better off this way
Maybe you’re better off this way
You’re better of this; you’re better off this;
Maybe you’re better off!

Wake up (can't you) and face me (come on now),
Don’t play dead (don't play dead)
Cause maybe (because maybe)
Someday I’ll (someday I'll) walk away and say, “You fucking disappoint me!”
Maybe you’re better off this way

Go ahead and play dead
I know that you can hear this
Go ahead and play dead
Why can't you turn and face me?
Why can't you turn and face me?
Why can't you turn and face me?
Why can't you turn and face me?
You fucking disappoint me!

Passive aggressive bullshit

---

Maynard, benim yeni en iyi dostum oldun.

1 Eylül 2014 Pazartesi

Ses.358

Birisi ile aynı olmak
Aynı düşünmek
Aynı cümleler kurmak
Aynı yere bakmak
Aynı müziği dinlemek
Aynı şeyi, başka yerlerde, başka insanlarla, başka zamanlarda yapmak var.
Bir de;
Aynı olmaya çalışmak
Aynı düşünmeye uğraşmak
Aynı cümleler kurmak için çabalamak
Aynı yere bakabilmek için fırsat beklemek(yaratmak)
Aynı müziği dinleyebilmeye didinmek var.
Sen olmadan, sen olmayan, sen olmayacak şeylere sahip olmaya çalışmak var.
Bu normal mi değil mi bilmiyorum.
Ama benim elime hiç varken, sen ona sahipsin.
O sana sahip.. Senin çabalarınla
Sen ona sahipsin.. Senin kurgularınla

---

Yarış değildi bu, kazananı yoktu.
Ödülü yok, herkes için aynı anlamı taşıyacak.
Zihnimde beliren ışıklar, senin suretin, senin sesin.
Onlar benim ödülüm, sonsuza kadar.
Varlığın ise, kendine ızdırap, ellerinle yarattığın.

26 Ağustos 2014 Salı

Ses.357 - 26.11.2009

İnsan değil de ağaç olsam.
Dallarımın arasından rüzgar esse yapraklarım, çiçeklerim meyvelerim olsa.
Mevsimleri yaşasam...
Köklerimle toprağın derinliklerine sarılsam.
Kuşlar konsa dallarıma, yuva bile yapsalar...
Böcekler, karıncalar yollansalar içime...
Çürütseler oralarımı , ballarım, sakızlarım olsa.
Gövdeme bir insan yaslanıp uyusa...
Ben bunları hiç bilmesem, sadece ağaç olsam..

---

Bu yazıyı tam 5 yıl evvel bi yerlerde görmüşüm, beni uyandırmış ve anlamlandırmışım.
Bütün takıntılarımın, fikirlerimin, sevmelerimin başlangıcı bu yazıydı.
Şu an hatırladım.
Yazı, pek tabi ki Erkan Oğur'un.
Anlam kelimesini, benim için bu kadar anlamlandıran, bu anlama başlatan kişi de, Erkan Oğur'muş.
Bunu unutmuşum.
Şimşek çakarcasına hatırladım.
Mutluyum, bu yazı ile karşılaştığım için.
Mutluyum, 5 yıldır fark etmeden de olsa, bu yazının anlamıyla yaşadığım için.
Mutluyum, bu yazıyı son 5 yılda yaşadıklarımdan önce gördüğüm için.
Belki başka bi insan olabilirdim, belki de insan olamayabilirdim.
Ben bunların hiç birini artık bilemem.
Sadece bir ağacım, benimle beraberken de yaşayan insanlarımın olduğu.
Yaşıyorum, yaşıyoruz ve alışıyoruz.
Mutluyum.


24 Ağustos 2014 Pazar

Ses.356

Bazı şarkılar var, o şarkıların sahiplerini tanımlamak için kullanabileceğim hissini uyandırıyor bende hep. Ve o şarkılar da bende ne biçim açık yaralar bırakıyor her seferinde, anlatamam.

Opeth - Dirge for November
Porcupine Tree - Anesthetize
Dream Theater - Trial of Tears
Steven Wilson - Raider I-II
Tool - 10.000 Days
Pain of Salvation - Beyond the Pale
Storm Corrosion - Ljudet Innan ( ki bu parça benim en özelimdir )

Hani o grubun tek atımlık hakları olsa kendilerini tanıtmak için, bu şarkılar onlar olurmuş gibi geliyor. Yada bana öyle geliyor. En çok bu abilerin şarkıları vuruyor, en çok bu şarkılar vuruyor.

17 Ağustos 2014 Pazar

K.Y.B.S. - 2

I feel worn out
There's no point drinking
When life slows right down
And holds you up above the water line
So sleep will never come

One last time then
Before I lose you
You don't have to pretend
I know that love for you was just security
There's no part of me in you

15 Ağustos 2014 Cuma

K.B.Y.S.

Bakma bana öyle derin 
Işim olmaz senle benim 
Hiç bu kadarsevilmedin 
Gözlerinden okuyorum 
Haberin yok ölüyorum 

Sorma bana nerelisin 
Ne içersin ne giyersin 
Derdim sana derman olsun 
Ben gönülden okuyorum 
Haberin yok ölüyorum 

Azdı yine deli gönül 
Üzerine geliyorum 
Geçti yine boş bir ömür 
Gözlerinden öpüyorum 
Haberin yok ölüyorum 

Haberin yok ben ölüyorum 
Sen gelirken ben gidiyorum 
Dermanım yok ben ölüyorum 
Ayrılırken ben içiyorum 

(Keşke ben yazsaymışım şarkıları)

12 Ağustos 2014 Salı

Ses.355

Belki bir şiirin içinde karşılaşırız
Sen ve ben
Yalnızlığı anlatırız, aynı dizede
Kelime kelime, harf harf, acı acı

3 Ağustos 2014 Pazar

Ses.354 - OSI



I gave a promise but it's just not enough for you.
I lied and cheated and betrayed all my trust for you.
I ripped my heart out threw it down on the bed for you.
I crawled away and hid in shadows and dust for your love.

Woke up and I wanted to make you my harbour.
(cold light bleeding through the closed blinds deep the quicksand cage the soft hands)
Made up but the moment dies
(her breath threading the still night kiss the cold lips make the time slip)

Cut me down and throw me out.
Shut me down and fade me out.

Spaced out and I touch you to make myself calmer
(cold light bleeding through the closed blinds deep the quicksand cage the soft hands)
You smile but the moment dies
(her breath threading the still night kiss the cold lips make the time slip)

Cut me down and throw me out.
Shut me down and fade me out.

31 Temmuz 2014 Perşembe

Ses.353 - Gula

Yaşıyor musun?
Hala orada mısın?
Beni duyabiliyor musun?
Yada;
Beni hiç duydun mu?

Görebiliyor musun?
Farkında mısın?
Yıldızları görebiliyor musun?
Yada;
Daha önce hiç yıldız gördün mu?
Hatırlıyor musun?

Hissedebiliyor musun?
Ellerimi görüyor musun?
Sıcaklığın hala bedeninde mi?
Belki de daha önce ısındığını hatırlamıyorsun?

Sesini duyamıyorum,
Konuşuyor musun?
Yoksa rastgele anlamlar mı yakalamaya çalışıyorum,
Derin sessizliğinden?

Daha önce hiç beni gördün mü?
Gözlerime baktın mı?
Aynı yerde bulunduk mu?
Aynı fikirde buluştuk mu?

Tek bir rastlantı yeter mi?
Yoksa her şeyi planlamalı mı?
Anlattığım hiç bir şey mi?
Yoksa ardımda kalan her şey mi?

Yaşıyor musun?
Hala orada mısın?
Hala orada mıyım?
Hiç oraya varabildim mi?
Hiç beni hisseti mi kalbin?
Hiç aitsiz kalacak diye korktu mu kalbin?

Belki benden hiç kaybolmamışsındır
Belki ben seni hiç bırakmamışımdır
Belki de ben seni hiç alamamışımdır
Sadece bir yansıma,  belki bir gölge

Yolda yürürken elimi tuttun mu?
Yağmurda ıslanırken göğsüme yaslandın mı?
Gözlerin ıslandığında, bakabildin mi bana?
Peki o şarkı hiç bitti mi?
Yada;
O şarkı hiç başladı mı?

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Ses.352


Kendisi, Epikriz ile çıkaracağımız albümden bir şarkının ham davul kaydının videosudur. Ham olduğundan dolayı sesler kamera sesidir. E doğal olarak da müzik yoktur. Tek çalışta kaydettiğimi de buradan anlayabiliriz. Benim çok hoşuma gidiyor bu şarkı, bir de müziği duymanız lazım :)