MÜHİM MESELE

Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.

Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.

Sadece ben. Eğer istersen.

Şimdi bırakabilirsin.

29 Aralık 2013 Pazar

Ses.333

İnsanlar mutlu olsunlar daima.
Mutlu düşünsünler,
Sakin karşılasınlar hayatı.
Sevgi kazanmak zordur zira.
Kaybetmeye kıyasla.


12 Aralık 2013 Perşembe

Ses.332

Sebepleri insanlar bulur her zaman. Kişiye göredir genelde de. Olaylar, anılar, zaman akarken zaten en olağan şekilde, insanlar çarparlar ve anlamlandırırlar onları. Kimisi senin anın olur, kimisi onun kazası, kimisi de bunun sırrı. Zaman da tüm kuulluğu ile uzanır geçer gider. Epeydir yaptığı gibi.

22 Kasım 2013 Cuma

Ses.331

Kasım ay'ı bitiyor ve ben daha buraya bişey yazamadım bile. Eksikliğimin ne denli büyük olduğunu buraya olan ilgisizliğimden/vakitsizliğimden anlayabiliriz bence.

12 Ekim 2013 Cumartesi

Ses.330

Her zaman sevmek zorunda değilsin.
Mutlu olmak zorunda da değilsin.
Hatta herhangi bişey için zorunlu da değilsin.
Olmak yeterli katlanmak için.
Var olmak, yanında olmak, senin için olmak.
Gitmek istemek normal zaten.
Esas sıkıntı kalmak istemezken kalmaya çalışmak.
Ve istemezken yaşamayı bile
Belkilerin yüzünden bitmeyi beklemek.
İşte yaşamak.
İşte hayatım.

5 Ekim 2013 Cumartesi

Ses.329

5 gündür pantolonumu bulamadığım için şortla gezip ayaz rüzgarlarının çoğunu bacağıma yedim. Ama bugün pantolon aldım ve hava o kadar güzelleşti ki pantolonu giyemeyeceğim kadar sıcaklaştı.
Bu durumdan sorumlu birileri eğer gerçekten var olsaydı, hürmetten ve bağlılıktan daha az şeyi hak ederdi kesinlikle.

3 Ekim 2013 Perşembe

Ses.328

Olmak, yaşamak, nefes almak zaten sıradan, her zaman olan, var oldukça var olacak olan bi durumken hayatına hiç anlam katmadan yaşamak, iyice sıradan hissettiren bi durum benim tarafımda. Yine geleceği düşünmeye çalışmaktan bugüne dair bişeyler yapamıyorum. Halbuki yarınım da bi gelecek. Ona da plan yapsam hoş olacak.

---

Mesela bu ay benim ay'ım. Doğum günü ay'ım. Ona dair plan yapsam güzel ve hatırlanır bi an olur dimi?

24 Eylül 2013 Salı

Ses.327

Ne zaman bulutlu bir hava görsem, güneşten mahrum olduğumu düşünmeye başlarım.
Ne zaman hızla bişeyleri çözüyorsam, yavaşlığın dinginliğine ihtiyacım olduğunu sanıyorum.
Ne zaman mutlu olsam, daha fazla mutlu olmak için çabalasam, başkasının mutluluğumu alıyorum gibi hissediyorum. Farkında olmadan eksiklik yaşıyorum yeterliliğin içinde. Genelde ise hiç bişeye yetememe korkusu ile fazlasını yapmaya çalışıyorum ve bu da kalabalık oluşturuyor. Kendi kalabalığımdan kurtulamıyorum, kalabalığımdan kaçamıyorum, kalabalığa ait olamıyorum.
Neden "sıradan" olmak kötü bişey olsun ki? İkincisi, eşi, yandaşı olmayan her şey yalnız da değil midir? Yalnız olmak rahat bişey mi? Yada kazanılan bir durum mu? Sıradan şeyler yapmaktan o kadar korkar oldum ki, sıradanlıktan korkmak sıradanlık oldu. Bundan bi aşama öncesi ise, farklılığa ait olmaktı. Farkını anlayamıyorum, doğal bi geçiş ile farklılık ile üzerine kafa yorularak oluşan farklılığın.
Ne zaman dolmuşu yakalayamayan birisini görsem, fırsatı yakalayamayan bi insan görüyorum. Ama neyin bir fırsat, neyin bir kayıp olduğunu bilemiyorum. Daha doğrusu, bunun bilinmesi gibi bi durum olabilir mi, onu bilemiyorum. Hayatı akışına bırakmak, taş gibi sadece var olurken üzerinden geçen zamana şahit olmak mı demek, yoksa kararlar alıp onları doğru olduğunu hissettiğin yola doğru sürüklemeye çalışmak mı demek? Bana birisi anlatsın, çok merak ediyorum cevabını.

7 Eylül 2013 Cumartesi

Ses.326

İstanbul'a taşınmışsın duyduğuma göre. Kıskandım. Sanki arkada kalmış gibi hissettim. Gerçi haberim olmasaydı senden ( son 6 yıldır olduğu gibi ) muhtemelen hiç bi tepki oluşturmazdın zihnimde. Ama şu an, yine İstanbul'a gitmeye ikna etmemek için kendimi, zor tutuyorum. Varlığımı hisset diye muhtemelen. Belki gerçekten gelirim yine oraya ve aynı yerde de çalışırız :) Sadece çok komik olmaz mı? En komik hatta :)

25 Ağustos 2013 Pazar

Ses.325

Neden artık yazacak bişey bulamıyorum bilmiyorum. Önceden nasıl bişeyler yazabilecek zihinsel rahatlığı bulabiliyordum onu da bilmiyorum. Hatırlamıyorum da. Ama yoksunluğunu o kadar çok hissediyorum ki, bunu yazarken bile rahatlamaya ihtiyacım olduğunu fark ediyorum. Ama başaramıyorum şu sıralar. Zaten tam da benim işim yapamadığım şeylerin üstünü örtmeye çalışıp başarmak. Bakalım ne zaman kurtulacağım bu " hissedemiyorum " durumundan.

20 Ağustos 2013 Salı

Beklenmedik Korku

Korktuğunu bekledikçe daha çok korkarsın. Her saniye ya geldi ya gelecek diye beklersin. Senin beklemenle alakasız olarak da gelir.
Ve geldi, sabahın 3'ünde beklemedik kara sinek.
Gez odada ve uyutma beni.