Ne yazacağımı bilmeyerek geldim ilk defa buraya. Öncelerde de yazacak bişey hissedemediğim olmuştu ama hiç buraya gelmemiştim hal öyleyken. Ama şimdi eksik bişeylerin varlığını hissediyorum. Gün içinde yapacaklarımın sınırı beni istemsizce sessizleştiriyor ve biriktiriyor geceye. Hele ki 1 yılı aşkın süredir alkol almama durumuma son vermem, bazı geceleri arkadaşlar arasında gülerek, bazı geceleri de saatlerce boş boş duvarlara bakmamla ilişkilendi. Sorun değil. Bu hali de güzel. Alışmadığım sürece.
---
Yeni Lunatic Soul albümü keşfettim. Yine kahrediyor şarkılar. Nasıl beceriyor bilmiyorum ama beni 90'larda tutuyor melodiler, sesler ve şarkının her bir notası. (Sen bilmezsin tabi o dönemleri, henüz farkında değildin müziklerin aslında günlük olabileceğinin. Yaşın itibariyle.) Güzel bi kaçış oluyor benim için. Üstelik bu son albüm daha evvel hissetmediğim anılara yaklaştırıyor, kendisi başlı başına bir an oluyor. Kimseye de bu halinden bahsetmeyeceğim, senden başka. Paylaştığım andan itibaren sen oluyor benim için o şarkılar ve şarkıların tüm anlamı, ki bu durumdan artık memnun değilim. O yüzden bana aitleri, bana ait bırakmaktan çok mutluyum.
---
Biraz bekleyip yazacak bişey bulabilir miyim diye düşündüm ama olmadı. Sanırım bu kadar.
MÜHİM MESELE
Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.
Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.
Sadece ben. Eğer istersen.
Şimdi bırakabilirsin.
25 Mart 2016 Cuma
22 Mart 2016 Salı
K.B.Y.S. - 9
I can't move
Belts are too tight
Four bare white walls
Garish light
Awake!
Welcome to my travel berth
It's about time
To cleanse all those hurts
And return
I won't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't move on
Cause I'm stuck in the soul asylum
Please don't erase my name again
Something appears next to me
I follow it
I am led to the edge of bright
I watch as this place starts to change
It takes on all kinds of different shapes
Twisted screaming faces lash out from the walls
Fear permeates through my soul
I hear the moaning
Voices from my past
I'm sinking in the sea of returning cries
For good
I won't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't move on
Cause I'm stuck in the soul asylum
Please don't erase my name again
Not again
---
Bak bu şarkı beni önce öldürmeye çalıştı, sonra başardı, sonra tekrar buraya getirdi. Çok büyük anlamı var.
Belts are too tight
Four bare white walls
Garish light
Awake!
Welcome to my travel berth
It's about time
To cleanse all those hurts
And return
I won't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't move on
Cause I'm stuck in the soul asylum
Please don't erase my name again
Something appears next to me
I follow it
I am led to the edge of bright
I watch as this place starts to change
It takes on all kinds of different shapes
Twisted screaming faces lash out from the walls
Fear permeates through my soul
I hear the moaning
Voices from my past
I'm sinking in the sea of returning cries
For good
I won't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't go
Cause I'm in the soul asylum
I can't move on
Cause I'm stuck in the soul asylum
Please don't erase my name again
Not again
---
Bak bu şarkı beni önce öldürmeye çalıştı, sonra başardı, sonra tekrar buraya getirdi. Çok büyük anlamı var.
14 Mart 2016 Pazartesi
Ses.404
10,002 den bildiriyorum. 10,000 de güzel bi şişe şarap içtim. Çok güzel 7 kişi ile oturup muhabbet ettik, müzik dinledim, oyun oynadık. Az sessiz ama eğlendiğim bi 10,000 yaşadım. Daha yada hiç söz konusu olmadan, iyiydi. İyiydim.
---
Bunca yıldan sonra ayrıca şunu da anladım;
Benim derdim kendimle.
---
Bunca yıldan sonra ayrıca şunu da anladım;
Benim derdim kendimle.
11 Mart 2016 Cuma
Ses.403
Bu sıralar daha evvel yapamadığım değişiklikleri yapmakla geçiriyorum günlerimi. Hala değişmeyen şeyler var pek tabi. Tembellik, suskunluk, dağınıklık gibi. Ama değişen hisler çok daha büyük gelişmelere gebe. Daraltıyorum hayatımı. Daha az insan seviyorum. Eskiden vazgeçemediklerimi tek tek ayıklıyorum. Aklımın içini daha az kurcalamak için üstelik bu. Kimse özünde daha az değerli yada iğrenç kişiler değil. Sadece benimle eşleşince bana iyi gelmiyorsa, artık gözlerinin içine bakmam için bi sebep aramıyorum hepsi bu. Bazıları tabi etimden bir parça gibi ayrılıyor, bazıları ise ayrıldığının farkında bile değil. Olsun. İlk defa bu kadar "ben" odaklı bi girişimdeyken, başkalarını düşünemiyorum artık.
---
Uzun zamandır değişik müzisyenler, yeni gruplar bulup aydınlanıyorum tabi fakat ilk defa bu denli derinlerde kalan duygulara ulaşan birini buldum. 2010-2012 yılları arasında bulsaydım bu adamı, tam zamanıydı diye düşünürdüm sanırım. Ama şu an o yılları hatırlıyor olmak iyi hissettiriyor. Zararsız bi zaman yolculuğu. Ernesto Schnack.
---
Ve esas olay ise bu Cumartesi hayatımın 10,000. gününü yaşayacağım. 2 yıl evvel Tool dinlemeye ciddi anlamda başladığımda 10,000 Days albümü ve şarkısı beni o kadar bok etmişti ki, üzerine fazla düşünmek ve albümü araştırmak zorunda kalmıştım, istekle. Sonucunda ise "Eğer 10,000. güne gelirsem hayatımda, o günü bu albümü anarak geçirmeliyim." diye düşünmüştüm. Ve ölmeden gelebildim sanırım. Cumartesi günü özel bi gün olacak kesinlikle.
10,000 days in the fire is long enough.
You're going home...
---
Uzun zamandır değişik müzisyenler, yeni gruplar bulup aydınlanıyorum tabi fakat ilk defa bu denli derinlerde kalan duygulara ulaşan birini buldum. 2010-2012 yılları arasında bulsaydım bu adamı, tam zamanıydı diye düşünürdüm sanırım. Ama şu an o yılları hatırlıyor olmak iyi hissettiriyor. Zararsız bi zaman yolculuğu. Ernesto Schnack.
---
Ve esas olay ise bu Cumartesi hayatımın 10,000. gününü yaşayacağım. 2 yıl evvel Tool dinlemeye ciddi anlamda başladığımda 10,000 Days albümü ve şarkısı beni o kadar bok etmişti ki, üzerine fazla düşünmek ve albümü araştırmak zorunda kalmıştım, istekle. Sonucunda ise "Eğer 10,000. güne gelirsem hayatımda, o günü bu albümü anarak geçirmeliyim." diye düşünmüştüm. Ve ölmeden gelebildim sanırım. Cumartesi günü özel bi gün olacak kesinlikle.
10,000 days in the fire is long enough.
You're going home...
29 Şubat 2016 Pazartesi
Ses.402
Pek tabi hiç bir şey istediğim gibi gitmedi. Hiç bir şey hayallerimdeki gibi olmadı. Bazıları daha fazla oldu, bazıları hiç oldu. Ama iyiyim. Keyfim yerinde. Çok fazla yazasım gelmiyor bu sıralar. Üşeniyorum hatta. Ama bahsetmem gereken bir şey var; kitap yazmaya karar verdim. Ne ile alakalı olduğunu henüz yüksek sesle söylemesi zor benim için o yüzden yazmayacağım. Başladığımda buradan çok fazla yardım da alacağım. O yüzden şimdilik, iyi geceler. Ve geçmiş olsun, tekrar.
1 Şubat 2016 Pazartesi
Ses.401
İlk defa bir başkasına senden bahsettim, yıllardır kendime bile fısıldamadığım adın ile beraber. Çözüm yolu aradık, ihtimallerin arasında en beni mutlu edebilecek bir tek olan. Üstünkörü, sanki acelesi yokmuş gibi davranmış olsam da, hiç bu kadar ihtiyacım olmamıştı sana. Yanımda olmanın zorunluluğu değil, gerekliliği olmasa bu kadar açık olamazdım kendime. Ama hala düşünüyorum, hala arıyorum, hala sakin kalmaya çalışıyorum. Nasıl? Nasıl olacak da görmezden geldiğim yıllarda kaybettiğim zamanı geri alabileceğim? Nasıl olacak da yıllarca hiç eksilmeyen tek şeyi, artık hayatıma sokacağım? Bilmiyorum. Bilemiyorum. Seninle aramak istiyorum ama beceremiyorum. Tek başıma halletmem lazım. Ama olmuyor. Her şey koskocaman bir yankı gibi. Başlangıcını hatırlamıyorum fakat etkisi hala kulaklarımda. Azalmıyor, artmıyor, dinmiyor, çoğalmıyor. Sonsuz boşlukta, simsiyah karanlıkta sadece duyabildiğim, dokunamadığım, göremediğim ama hissedebildiğim şeysin. Işıkları yakar mısın?
29 Ocak 2016 Cuma
Lunatic Soul
Riverside dinlemezdim yakın zamana kadar. Onun pişmanlığı zaten hala omuzlarımdayken, Lunatic Soul için de benzer şeyler oturdu kalbime. Ah Mariusz Duda, kahrolmayasın.
17 Ocak 2016 Pazar
Öz
Bir yudum nefes ve unutulmuş gelecek
Bozmayarak istifini gelecek
Zaman yudum yudum, damla damla
Dudaklarından süzülecek
İhtimal yokken hatıran olan
Teker teker anlamın olan
Düşünmezken bile asla artık hayatın olan şeyler
Yansıyacak gözlerine, kör edercesine
Bitecek 2 yıl, 7 ay içinde
Sinecek şefkat bir anda
Sakındığın sıradan
Hayallerin hatıra
ve unutulmuş bir gelecek
Hayatından sürülecek
---
Bir iki cümle değiştirince daha iyi olacağını düşündüm.
02:32
12.03.2016
Bozmayarak istifini gelecek
Zaman yudum yudum, damla damla
Dudaklarından süzülecek
İhtimal yokken hatıran olan
Teker teker anlamın olan
Düşünmezken bile asla artık hayatın olan şeyler
Yansıyacak gözlerine, kör edercesine
Bitecek 2 yıl, 7 ay içinde
Sinecek şefkat bir anda
Sakındığın sıradan
Hayallerin hatıra
ve unutulmuş bir gelecek
Hayatından sürülecek
---
Bir iki cümle değiştirince daha iyi olacağını düşündüm.
02:32
12.03.2016
4 Ocak 2016 Pazartesi
Ses.400
Geçmişimi bugün anlamlandırıyor olmama ne demeli?
Bembeyaz her yer sanki. Temiz değil, çözümlenmiş yada sona ermiş değil. Sadece beyaz.
Yeni bir başlangıç değil, aynı zamanın aynı hayatın, başka bir noktası. Her seferinde olduğu gibi, kendi içinde yeni bir yuva.
Geçmişimin en güzel yankısı, bir dinsen bir var olsan da, iyi ki varsın, iyi ki vardın.
Farkında olmadan geçirdiğim zamanlara asla bir isim vermeyeceğim. Asla.
Farkında olduğum zamanların da bir isme ihtiyacının olmamsının verdiği huzur ile.
Tek bir isim var onu anlatan, herkes biliyor ama kimse anlamını bilmiyor. Huzur böyle bişey.
---
400 olabilmek için yeterince büyük bir ansın sen.
1 Ocak 2016 Cuma
2016
Düşüncelerim çekiliyor zihnimden hayallerime doğru. Birbiri ile çatışarak anılar yaratıp, beni uyuyana kadar uyanık tutacaklar. Bir yankı gibi gözlerimin önünde hiç yaşamadığım anılar beliriyor ve bunları unutamıyorum. Her çabamda unutmaya doğru, biraz daha kazınıyor gözlerimin hemen ardına. Bitiremiyorum, başlatamıyorum. Keşke bu kadar çaresiz olmasaydım. Keşke bu kadar çaresiz bırakmasaydım kendimi. Keşke, keşke.
---
Yeni yıla girmiş bulunmaktayız 6 saat 9 dakikadır. Eğlenceliydi bitişi eskinin, başlangıcına layık ilerlemen umuduyla.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)