MÜHİM MESELE

Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.

Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.

Sadece ben. Eğer istersen.

Şimdi bırakabilirsin.

21 Eylül 2015 Pazartesi

Ses.397

Hissedebiliğim kadar çaresiz, hareketsiz ve kin doluydum sana olanlar yüzünden. En çok bu fikirler dönüyordu kafamda. İlk defa senin yapabileceklerin değil de, sana yapılanlara odaklandım. İlk defa bu kadar sakin, bu kadar kabullenmiş, bu kadar yankı doluydu zihnim. Kum taneleri burnumun içinden zihnime doğru yol alırken canlandırmaya çalıştım seni. Simsiyah elbisen ile kibir ve yarının pişmanlığı değil, hayatın bilinmezliği baktı bana gözlerinden. Hal'in bilinmezliği. Çıkartamıyorum kafamdan yankılarını görüntülerin, aslında hiç görmemiş olsam da. Elbet geçecek bu günler, elbet unutacaksın. Ve gariptir, ben de seninle unutacağım. Fakat nasıl silinecek hatıraları? Nasıl gözlerini kapattığında gördüklerine katlanacaksın? Ben nasıl katlanıcam? Cevabını bilmesem de, en azından seninle olucam, beraber bulucaz, zifiri aydınlığın içinden beraber çıkıcaz masmavi deniz kokan bulutlara. Belki daha da yükseğe.


Bu nedir biliyor musun? Hayal edebildiğin tüm yaşamların aslında ne kadar minik olduğunun bi kanıtı. Ne kadar çaresizce var olduğumuz hayatı sürmemiz gerektiğinin kanıtı. Işık da aydınlık da bizim için aynı. Farkında değiliz, anlamını bilmiyoruz. Fakat en küçük, en önemsiz bile olsak bir parçasıyız. Duyabileceğin, görebileceğin, tadabileceğin, bedeninin tecrübe edeceği her şeydir bu fotoğraf. Bunun içinde bilinmeyen bir yerlerde, bi evrenin, bir gezegenin, bir ülkenin, bir şehrin, bir evin, bir odanın içinde yüzünü duvara dönüp gözlerinden çığlıklar haykırdığında aslında bu bilinmezliğin içinde bir hiç iken, kendini ne kadar üzebileceğini düşün. Ve ayağa kalk. Hiç bi saklanış, sana kurtuluş vermeyecek. Çiçekler koklayacaksın çünkü yine. Yasemin dolacak ciğerlerin.
Unutma, bu kalabalığa rağmen, yalnız olmayacaksın.

---

Hiç kendimden bahsetmemiş olmam, bu anın ne kadar önemli olduğunun en büyük kanıtıdır bence.

2 Eylül 2015 Çarşamba

Ses.396

Adına bakıyorum tekrar. Nedensizce, en azından farkındalığımın az olduğunu yerlerde. Isınmıyor içim, dolmuyor gözlerim, hatta kalp atışlarımda bile değişiklik olmuyor. Fakat neden, yine?
Geçen zamanların aksine, bu sefer nede olduğunu biliyorum. Çünkü çaresizim. Çünkü artık değişmiyorum, bozuluyorum. Düzelmiyor eksilen yanlarım, tamamlanmıyor. Her geçen gün başka yerlerden,başka fikirlerden tek tek, elene elene yitiyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum da. Bir arkadaşım " Bu da senin yolculuğun" diyor, kendi yolculuğunu örnek göstererek bana. Kuvvetle muhtemel haklı da. Bu yolculukta ister tek başına, ister birisiyle, ister arkadaşlarınla, ister kendin bile olmadan yürüyebilirsin, fakat, tek kesin olmayacak şey, benim aklımı en çok kurcalayan şey; ne zaman bitecek?

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Ses.395

Veeeeee ameliyat oldum! Hem de sağlam bi tane. 20.10.2015 - Fıtığımın gitmesi için epey uğraşmışlar doktor abiler ve ablalar. 4 ünite kan kaybetmişim ameliyat sırasında. Doktorun dediğine göre normal insanlarda bu seviye kan kaybı, ameliyat sırasında ölmeyi getiren bişeymiş. Fakat benim kan seviyem normalin baya üzerinde olduğundan, kan almadan bitirmişim ameliyatı. Anestezi altındayken kan kaybettiğimi ve acil kan lazım olduğunu söylediklerini duyduğumu hatırlıyorum hatta. O an " Sanırım ölüyorum" diye düşündüğümü de hatırlıyorum :) Ama ölmemişim. İyi ki......
5 gün kadar hastanede yattım ve hiç kuşkusuz fazla rahat ve kontrol altında geçirdim o günlerimi. Hemşireler gayet güzel insanlardı, muhabbet sohbet ede ede geçirdim vaktimi. Hastanede yatmak bana nedense acayip rahat geldi. Eve dönmek istemedim hiç. Hastanenin rutinine ayak uydurmak, bir hasta olarak, daha kolaydı. Yapmak zorunda olduğum şeyleri bi dayatmadan ziyade, kurallara uymak olarak algılamak daha kolaydı. Şu an evdeyim ve ne oturuş biçimim, ne yediklerim olması gerektiği gibi. Fakat onları da halledicem. Halletmek zorundayım. Zira omurga çok güzel ve önemli bi işleve sahipmiş bedenimde. Kıymetini bilemedim........

(Bu arada sağ ayağımda olan uyuşukluk 1 ay kadar daha orada olacakmış. Kafamı kurcalasa da, uyuşukluğun verdiği hissizlik ve üşüme daha çok canımı sıkıyor)

---

Ameliyattan sonra fark ettiğim bi şey daha var, gözlerim artık eskisi gibi iyi görmüyor. Gerçi bunu okumaya çalıştığım kitabı 4 cm kadar yüzüme yaklaştırıp, bulanık görmeye başladığımda anladım. Çok etkili bi tespit değil ama yine de onun da önlemini alıcam. Hayatımda bedenime dair ne sıkıntı varsa onun önlemini alıcam hatta, yeter lan. Ölmekten döndüm, bi daha riske atamam kendimi. Bazı arkadaşlarım da aynısını söylüyor. Hatta bazısı söylemekten öte tehdit ediyor. Arkadaşlarım, iyi ki varlar :)

16 Ağustos 2015 Pazar

H.D.Ş.

Hayatıma dair,kötü olan şeyler;

Evvela fıtık oldum.
Bu durumu atlatmak sandığımdan daha karmaşık oluyor.
İş hayatımdan bu zamana kadar olan şeylerden sıkılmadığım kadar sıkıldım.
Oturduğum ev, yaşadığım oda, kullandığım eşyalar,  hiç birisi benim değil ve bana ait değil. Büyük sorun.
Kazandığım paranın herhanfbi katkısını göremiyorum. Az da kazanmıyorum ama sonuç nedense böyle.
Hava çoooooook sıcak. Nefes alamıyorum bazen.

Hayatıma dair, iyi olan şeyler;
Müziğim var, yalnızlık hissettirmeyecek kadar çok sevdiğim.
Sen varsın, her şeye rağmen, farkında olmasan dahi, daha çok az yüzünü görmüş olsam dahi, beni bana yaklaştırıyorsun. Bilmiyorsun tabi daha bunları. Anlatacak mıyım peki? Muhtemelen. Ama neden dün gece değil de ileride yapıcam bunu? Bilmiyorum.

Bakıyorum da, hayatıma dair iyi şeyler bu kadar sanırım. Ve eğer sen olmazsan, müzik ile başbaşa kalıcam, genelde olduğu gibi. Çok güzel müziklerim var daha önce kimseye dinletmediğim. Bence beraber dinlersek daha güzel olacak.

11 Ağustos 2015 Salı

Ses.394

Ben geçen günlerde baya baya doktora gidip belimden ameliyat için gün aldım. Hatta bugün sabah da ameliyat için hastaneye yatıyordum. Lakin şu an anlatmaya üşendiğim bi iki sebepten ötürü, 1 hafta ertelemiş bulunmaktayım. Fakat nihayetine varınca durum, ben bu beli açtırıcam, içine de doktor sokturucam. Burası kesin. En yeni haberim bu hayatıma dair :)

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Routine

Routine keeps me in line
Helps me pass the time
Concentrate my mind 
Helps me to sleep

---

Daha önceden yaşadığım hislerin başkaları tarafından da hissedilip, üzerine bir de şarkı yapılması çok hoş bi his.

21 Temmuz 2015 Salı

Ses.393

Uzun uzun bakıyorum objektiflerin içine, belki sen uzaktayken de beni görebilirsin diye. Belki anlatamıyorum niyetimi, farklı görünüyorum. Lakin gözlerimdeki özlemi de sadece sen anlamaz mısın? Sen hissetmez misin? Sen duymaz mısın çığlıklarını, gülüşümün içinde saklanan?
Bencil miyim sence ben, mutlu olmak, mutlu kalmak için uğraşırken? İkimiz de yaşarken hayatlarımızı, sadece ben mi hissediyorum bu en yüksek korkuyu? Doğasında yok mudur uçmak kuşların? Yada kaçmak insanların? Neden hala ben gülerken bile, gözlerim seni ararken bulamıyorum? Kendi kendime ettiğim dansları, neden gözlerim kapalı yapıyorum sanıyorsun? Senin ellerini tutuyorum, senin nefesini hissediyorum, senin ritmine uyuyorum, seninle bir oluyorum. Bunu anlamayacak mısın? Bunu hiç anladın mı? Yada bunun farkında mısın?

---

Ben senin yokluğunu yaşamak zorundayım, aslında sen her an zihnimin içinde yaşıyorken. Hissediyorum, sen varsın. Elimi uzatıyorum, sen yoksun. Bu nasıl bi his bilir misin?
İçimdeki yabancımsın, kalbimdeki aykırılığımsın, çoğul yalnızlığımsın. Sen var olmuş tüm hislerime, var olacak tüm hislerimden hatırasın. Geçmişimin içindeki geleceksin. Fakat, neredesin? Beni duyabiliyor musun?

---

Uzun zamandır uğramayan ilhamımsın. Yokken sen, üstün körü, geçici bi hatırasın, ki bana hiç bişey yarattırmayan. Fakat varsan, şarkılarımsın, sözlerimsin, gözlerimsin, hislerimsin, kararlarımsın en büyük kederi veren.

---

Hayatımda en çok değer verdiğim kişiye, bağlılığımı ifade ettiğimde karşılığını alamıyorsam, neden yaşıyorum ki ben?

---

Binaların ardından, 1 saat evvel doğmuş güneşin ışıkları daha da yükseliyor üzerime doğru. Hafif rüzgarlı hava titreme ile karışık büyük bi haz oluşturuyor bedenimde, inkara gerek yok. Bu gece kendi yaşadıklarımla alakalı olmayan bir ton fikir, acı, pişmanlık yaşadım. Aslında şahit oldum. Neredeyse beni teğet geçmekten daha fazla ilgilendirmeyen ve bağlamayan durumları, o kadar içselleştirebildim ki, sevgiye ve acıya olan bağlılığımı, özlemimi yeniden fark ettim. Mazoşistlik kanımda var sanırım. Yada kanımda oluşturdum şahane bi şekilde.

29 Haziran 2015 Pazartesi

Ses.392

Ha bu arada, aşık oldum. Sanırım çok. Uzun zamandan beri ilk defa hatta.Lakin kafamı toparlayıp ilerleyemiyorum bu durum ile alakalı. Lakin fazla aşık oldum. İki gündür mutlu uyanıyorum. Günlerim, her türlü aksiliğe rağmen iyi bitiyor. Ama birazcık da ilerleye bilsem daha hoş sonuçlar alıcam kendi varlığım ile alakalı. Karşımdakini de mutlu ederim diye umuyorum. Ki galiba ederim.
Bakalım neler olacak.

23 Haziran 2015 Salı

Ses.391

İlk defa net ve kesin olarak depresyondayım denebilir. Bu sefer hissediyorum ve adlandırabiliyorum çünkü. Hatta evvelden olur da depresyona girersem kendime saklarım, bunu insanlara söylemem diye düşünüyordum. Lakin önüme gelene anlatıyorum şu an. Zaten bu yüzden de sana anlatamıyorum blog. Haddinden fazla süredir yazamıyorum buraya. Çünkü o kadar minik, minnacık, az manalı şeyler yapıyorum ki, gece uyurken düşüme bile girmiyor. O yüzdendir ki bu böyle bi süredir. Bir süre daha devam edecek. Ama çıkış yolumu buldum. Onun üzerinde çabalıyorum. Beklemekle geçmiyor zaman. Günlerin ise nasıl geçtiğini maaş günüm geldiğinde fark ediyorum.

28 Mayıs 2015 Perşembe

Significant Other

Pulling back from the precipice
Feel so small now, stars shine bright above
Don’t know why
Receive a better life for a song
Can’t but try, other leads apply

Looking up at tragic rush on underground
Birds will turn and fly
Don’t know why
Passing through the day, only child
Breathe a sigh, other leads apply

Raining all day, trying to reach you
Feel so helpless, can’t stop counting time (But in time)
Don’t know why, hands upon stealing my heart (Warning, good night)
Graceful dives, other leads apply (Roses, rain down from the sky)

---

Keşke dinleyebilseydik yağmurun altında ıslanırken, en gizli köşende.