MÜHİM MESELE

Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.

Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.

Sadece ben. Eğer istersen.

Şimdi bırakabilirsin.

29 Mayıs 2014 Perşembe

Ses.343

Birilerinin sana çirkin olduğunu söylemesi gerek.
Fikirlerin çirkin, hayallerin çirkin, sevgin çirkin, umudun çirkin, sevincin çirkin.
Ama sen çok güzelsin.
Hala.
Eskisi gibi.

(Dün yazmaya çalışırken sayfanın aniden kapanması sonucu bugün yazabildiğim yazıdır kendileri)

27 Mayıs 2014 Salı

Ses.342





Ve şu şarkı da ise ömründe dans edememiş bi adam olarak, dans edesim geliyor.

Bu da burada not olarak kalsın.

Ses.341

Uzunca zaman sonrasında Andy McKee dinleyeyim dedim. İyi ki demişim, zira unuttuğum bi hissiyatmış o müziği dinlemek. Başlı başına bi hismiş hatta. Neler hissettiğini tarif etmeye çalışınca da değişik sonuçlar çıktı tabi. Ortak noktalarını ben bulamasam da ben de oluştuğundan ilk ortak noktanın ben olduğumu düşünmem çok da kötü bi başlangıç olmaz sanırım.
Evvela nedense Gryffindor ortak salonunda şömine başında oturuyormuşum hissi oluşturdu :) Daha evvel oturduğumdan da değil ha, Harry Potter okurken dinlerdim evvelden. O anlar canlanıyor içimde hep.
Mavi mavi manzaralar geliyor gözümün önüne. Gökyüzü, okyanuslar, gözler, dümdüz kurak araziler. Yürümek geliyor aslında biraz. Konuşmak geliyor aklıma, amaçlı amaçsız, sevdiğin insanlarla yapılan ama sonu olsa da olmasa da konuşacak bişeyler bulduğun insanlar.
Öğlen uykusu geliyor birazda. Güneş oturduğum binaya vururken, hem uyuduğun için ürpertici bi soğuk, hem de camına vuran güneş geliyor aklıma. Sessizlik geliyor en sonunda da, öyle düşünmeden boş bi şekilde ağaçların altında oturup uzağı izlemek gibi. Ağaç yapraklarının seslerini saymazsak tabi.

6 Mayıs 2014 Salı

Ses.340

İzmir yine güzelleşmeye başladı. Gidenler geri geldi, geliyor, gelecekler. İlk olanla son olan kesişecek gibi bi his var içimde.
Güzel şarkılar dinliyorum, daha evvel dinlemediğim ve kimseyle de paylaşamadığım. Ki bu sefer paylaşsam da kimse anlayacak gibi de değil. O yüzden daha rahat kafam. Basit sorunlar yaratıp basitçe çözmemeye başladım. Daha etkili oluyor büyük sorunlarla başa çıkmaktan.
Ha bi de annemle babam tekrar birleştirdiler hayatlarını. Değişiklik güzel hissediliyor buralarda. Güzel planlar da yapmaya başladık ailece. Bakalım ne zaman oluşacak şartlar.

18 Nisan 2014 Cuma

Ses.339

An geliyor ve yokluğun aklıma geliyor ya, o an idrak edemiyorum neden yok olduğunu. Tüm yok olan insanlarım, hepinizi tek tek, aynı akşam hatırlamak çok zor oluyor. Belkide sadece yoksun diye kazınıyorsun aklıma. Yada kazandığın günden sonra yok oluyorsun.

6 Nisan 2014 Pazar

-Tatil-

Epeydir yazamadım yine. Geçerli sebeplerim vardı pek tabi. Amerika'ya gittim arkadaşımı ziyarete. 20 gün kaldım evinde, misafir etti beni. Değişikmiş oralar, görüp tecrübe ettik. Kalınasıymış, onu öğrendik. E bunun için de bişeyler yapmaya başladım. Daha epey var planıma göre ama sanırım taşınıp gidicem oralara. Bakalım bu sefer neler olacak.

8 Mart 2014 Cumartesi

10.000 Days

Listen to the tales and romanticize,
How we'd follow the path of the hero.
Boast about the day when the rivers overrun.
How we rise to the height of our halo.

Listen to the tales as we all rationalize
Our way into the arms of the savior,
Feigning all the trials and the tribulations;
None of us have actually been there.
Not like you.

Ignorant siblings in the congregation
Gather around spewing sympathy,
Spare me.
None of them can even hold a candle up to you.
Blinded by choice, these hypocrites won't see.

But, enough about the collective Judas.
Who could deny you were the one who
Illuminated your little piece of the divine?

And this little light of mine, a gift you passed on to me;
I'm gonna let it shine to guide you safely on your way,
Your way home ...

Oh, what are they going to do when the lights go down
Without you to guide them all to Zion?
What are they going to do when the rivers overrun
Other than tremble incessantly?

High is the way, but all eyes are upon the ground.
You were the light and the way they'll only read about.
I only pray, Heaven knows when to lift you out.
Ten thousand days in the fire is long enough;
You're going home.

You're the only one who can hold your head up high,
Shake your fists at the gates saying:
"I've come home now!
Fetch me the spirit, the son, and the father.
Tell them their pillar of faith has ascended.
It's time now!
My time now!
Give me my, give me my wings!"

You are the light and way that they will only read about.

Set as I am in my ways and my arrogance,
(With the) burden of proof tossed upon the believers.
You were my witness, my eyes, my evidence,
Judith Marie, unconditional one.

Daylight dims leaving cold fluorescents.
Difficult to see you in this light.
Please forgive this bold suggestion, but
Should you see your Maker's face tonight,
Look Him in the eye, look Him in the eye, and tell Him:
"I never lived a lie, never took a life, but surely saved one.
Hallelujah, it's time for you to bring me home."

6 Mart 2014 Perşembe

Ses.338

Neredeyse 5 yıl olacak.
Neredeyse 4 yıl olacak.
Neredeyse 5 ay olacak.

Hepsinin sonu da keşke ile bitiyor.
Yine aynı soğuk taşa basarak, yine aynı ağaçlara bakarak, yine aynı kadını düşünerek geçiriyorum o nadir anları. Kırmızı bulutlar, sabahı bana getiren gözler aklımda,  işin kötüsü ise kalbimde. Keşke son kez öpseydim seni. Ve sonra bir son kez daha. Ve bir son kez daha. Daha uzun sarılmayı dilerdim zamandan, o an bizde olmayan. Tesadüf mü bilmiyorum ama yaşıyorum yine benzer hatıraları.
Keşke artık yaşamasaydım diyerek her defasında.

5 Mart 2014 Çarşamba

Ses.337

İhtiyacın olanı aramayı bırakma.
Yaşadığın hayat sana hediyeler vermeyecek.
Çünkü hayat kimseye hediye vermez.
Sen bulursun, sen kıymetli yaparsın.
Yalnızlıktır hep korkutan seni,
Aslında en yalnız olmadığın zaman.
Gözlerini kapatıp düşleme,
İşe koyul gerçek yap şatoları.
Ve unutma da, yanında olan birileri olduğunu.

4 Şubat 2014 Salı

Ses.336

Beklenmedik değil de ani kararlar aldım buraya yazmayalı bişeyler dostum. Kararlardan evvel yaptığım şeylere gelecek olursak;
Yeni bi grup kurduk. Dream Theater ve Steven Wilson şarkıları çalarak 3 şehir gezip 4 konser verdik.
Gezerken de fark ettim ki hayatım hep böyle sürse, zerre şikayet etmeyeceğim ( ki buna istinaden kararlar almış bulunmaktayım ) ve bel ağrıma rağmen mutlu yaşayacağım. Çok eğlendik dostum, anlatılacak gibi değil.
Anlatabilirmiyim diye düşündüm bi şöyle, hakikatten olmadı.

https://www.dropbox.com/s/8pr4uzg21vuus4x/2014-01-16%2017.41.51-1.jpg

https://www.dropbox.com/s/jble4517c7o0y8a/Messenger_5826076795374766655_13890449513014805.jpg

---

Hala aynı işteyim ve yaklaşık 10 aydır da çalışıyorum. Ki bu yakın vakitte değişecek. Sıkıldım. Bunaldım. Her gün aynı yere gidip oturmak beni öldürmeye başladı. Gözlerim bile bozuluyor yavaş yavaş.

---

Ve planlarımın bi kısmı artık gerçekten ülkeden uzağa gitmek ile kesişiyor. Evvelinden bi dostumu ziyaret amaçlı Boston'a gideceğim. Sonra, plana sadık kalırsak ( ki planımız sadık kalmak üzerine kurulu ) 2015'te Boston'da yaşamaya başlayacağım. Benim gibi hedefsiz yaşayan bi adam böyle bi işin altına giriştiyse yapamaz diye düşünülebilir ( ki normaldir ) ama yalnız olmayacağım. Dostlarım olacak yanımda, beraber müzik yapabilceğim.