MÜHİM MESELE

Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver… Nefes al… ve biraz tut şimdi.

Okudukça ben olacağın bir yer burası. Okudukça beni anlayacağın yer, burası. Belki nefret edeceksin benden beni tanıdığına pişman olarak, belki de beni özleyeceksin yine pişmanlıkla.Ne okuman için bir sebep var, ne de okudukça varacağın bir sonuç.

Sadece ben. Eğer istersen.

Şimdi bırakabilirsin.

8 Kasım 2012 Perşembe

Ses.288

Unutkanlığımı attığım bu günlerde, hatıralarımı yaşamaya başladım yine. Gözlerin, saçların, nefesin, göz yaşın, ellerin ve tırnakların. Hepsi bi anda hücum ediyor aklıma. Hele bir de fotoğrafını görünce yaşadıklarımı bilsen.. Yada birisi bilse... Eminim gelir benimle rakı içer.
Özlemedim seni kesinlikle.
Ama biraz muhabbet etsek çok güzel olurdu.
Gülsen bol bol bana.
Ama sadece bu.

7 Kasım 2012 Çarşamba

Ses.287

Tam da " Bu son artık " dediğimde, aslında daha hiç başlamamış olduğumu fark etmemin üzerinden neredeyse 8 yıl geçti. Ama istisnasız her seferinde tekrar tekrar şaşırıyorum, seçeneğim olduğu gerçeğine.
Heveslerimi ve umudumu o kadar derine gömmüşüm ki, bazen ben bile ulaşamıyorum. En azından bi yerlerde, birileri için hala birikmiş umudum var. Bunu bilip bekleyebiliyorum. Hayatı.

Ses.286

Yağmur caddeden aşağı akarken hiç bi tasası yokmuş gibi üzerinden geçen arabalardan, insanlardan korkuyordu biraz. O ayakkabılarını ıslattığı için o insanların, suçlu, insanlar ise mağdurdu. 
Halbuki sadece yağıyor ve akıyordu, olması gerektiği gibi.
Üstünden geçilen, yolu çarpıtılan ve toprağına varamayan, yağmurdu.

4 Kasım 2012 Pazar

Ses.285


Cemâlin nurunu her yerde gördüm
Âlemi muhîttir şems-i envârın
Güzelliğin kevn-ü mekanda buldum
Âşıka ayandır gizli esrârın

---

Ne biçim bişeydir o öyle. 
Birisi yazmış " Ölesim gelir..." diye. 
İlk defa insanın ölesi nasıl gelir, duyunca anladım sanırım. 

29 Ekim 2012 Pazartesi

Ses.284

Bi çaresine bakmalıyım demiştim ya, sanırım bakıyorum. Sanırım yine yolculuk gözüküyor bana kısa süre içinde. İstanbul'da yapabileceklerimi yaptığımı bilmenin bi huzuru mu var diyeyim, sakinliği mi var diyeyim bilmiyorum. Ama vicdanım rahat şu anda. Ama kesinlikle emin olduğum bi şey daha var ki, bu bir mola olabilir en fazla. Deneyeceğiz, görebilecek miyiz?
Bence görürüz.

26 Ekim 2012 Cuma

25-24

VEEE DOĞUM GÜNÜM KUTLU OLSUN!!
Bu yıl iki kere kutlandı, üçüncüsü ise Cumartesi kutlanacak.
Bol bol pasta yedik ve yedirdik.
Vakit geçiyor ama yetmiyor kesinlikle İzmir'deyken.
Bi çaresine bakmalıyım.









20 Ekim 2012 Cumartesi

Out of Sight, not out of mind

O değil de, bugün akşam saat 10 itibari ile İzmir'de olacağım. 1 hafta tatilim var. Heyecandan kalbim atamıyor bile. Çantamı toparladım, işlerimi bitirdim. Koskoca 1 haftam var ve o günleri eskiden yaptığım ne var ise onları yaparak geçireceğim.
Mutluyum gibi.

15 Ekim 2012 Pazartesi

Ses.283

Ayrıca artık biraz daha fazla olmamın zamanı gelmiş. Biraz da ailem için. Kalan ailem için tabi.

14 Ekim 2012 Pazar

Ses.282

İnsan bazen elindeki değerlerin ne olduğunu, ona ne kattığını, onlardan uzak kalmadan anlayamazmış dostum. Bunu unutma sakın. Sanma ki o değerler sana gökten indi. Sanma ki insanlar sana bi anda, nedensiz güvendi. Sen hepsini hak eden, hepsini yaşayarak elde edensin. Hepsini geçtim, sen benim arkadaşımsın lan.
İyi ki doğdun adam!

Mustafa-Ben(Oski'nin Eli)

12 Ekim 2012 Cuma

Ses.281

Sessizliğin ile yürüyorum yolu
Boydan boya kupkuru rüzgar kaplı yollar
Işıklar açık mı? Yada sen korkar mısın ki?
Unutma, hayat artık senin için çok karanlık.

Bu bir düş ise, uyansam iyi olur.
Gerçekten sen yoksan eğer ileride
Neredesin, sorsam bana söyler misin?

Kapattığında gözlerini ne görüyorsun?
Yada gözlerini kapatabiliyor musun?
Bilmiyorum, hatırlamıyorum.

Hangi gök kuşağına gidersen git,
Hangi suyun içinde yüzersen yüz,
Hep keyfini çıkar ama unutma
Hayat artık senin için çok karanlık.